kibbanner
  • Dolar
    8,8674
  • Euro
    10,4288
  • Altın
    499,220
  • Bist-100
    1,385
   
22/29 °C

Parçalı Bulutlu
   
HABER GUNDEM NE VAR? NE YOK? KESFET YASAM KUZEY KIBRIS REHBERI FOTOĞRAFLAR VİDEOLAR
okm

Doç. Dr. Sinal'dan , istismar ve şiddet unsurlarının başlama noktalarına ait önemli açıklama 

Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Doç. Dr. Aysin Sinal, istismar ve şiddet unsurlarının başlama noktalarına değindi.

10.06.2021 - 22:44
Doç. Dr. Sinal dan , istismar ve şiddet unsurlarının başlama noktalarına ait önemli açıklama

  Haber : İrem KESİM /KKTC
Doç. Dr. Aysin Sinal yaptığı açıklamda, istismar ve şiddet gibi suçları işleyen bireylerin temellerine inildiği zaman; bu gibi suçları işleyen insaların alt yapılarının bozuk olduğunu belirterek, şunları söyledi; 
“Çoçuk gelişiminde iç güdüsel dediğimiz ID; daha sonra Ego, Superego dediğimiz bölümler vardır. Bunlar eğer yerine iyi oturmazsa, ileride problemler yaşarız. Bunların yerine iyi oturması için aile yapısının çok büyük önemi vardır. Aile içersinde şiddet varsa ya da aşırı derece geçimsizlik varsa, mesela eğer baba alkolikse evine bakmıyorsa, anne çocuklarına karşı sevgisizse; bu çocuğa yansıyor. İleride bir çok konuda psikopatik olarak dediğimiz yani psikolojik sorunları olan kişilik bozukluğundan tutun, bipolar bozukluğu, paronaya ve şizofreni gibi hastalıklar önümüze çıkıyor. Bu gibi insanlar zaten kendi sorumluluklarını bilmeyen insanlardır. Dolayısıyla yaptıkları işlerde bişeyleri ortaya koymak değilde, amaçları birilerine zarar ve acı vermektir.
Çocuk istismarına baktığımız zaman, istismarda bulunan kişilerin geçmişinde, ya kendileri istismara maruz kalmışlardır, yada kötü bir muamaleye tabi tutulmuştur. Ya aile içi şiddet vardır annesini dövülürken görmüştür, yada buna benzer. Baba içki içiyordur eve geldiği zaman bir kavga oluyordur ve akabinde ailede bir kırılma bir bölünme olmuştur. 
Kız çocuklarında elektra kompleksi, yani babaya düşkünlük olur. Yani babayı kendilerine bir kahraman olarak görür. Kızların, ilk olarak örnek aldığı karşı cins babalarıdır. 
Erkek çocuklarında tam tersidir; anneye karşı düşkünlük vardır. Devamlı olarak babadan korku vardır. Babaya karşı devamlı asi davranışlar vardır. Bunun nedeni hem korkmaları; hemde bildikleriden vazgeçmiyor olmalarıdır. Tabi burada yaşananan  yaş 2 ile 12 yaş arasında tamamen bir çocukluk yaşıdır. Herşey toz pembedir. Dolayısıyla burda çocukları sorumlu tutamayız. Çünkü yaptıklarının farkında değillerdir. Bir fantezidir bu, bir enerjidir. Bunun içerisine cinsel enerji dediğimiz libido da giriyor. Bunun içine  Anal, Oral, Fallik dönemler giriyor. Çocuk bunları yaşarken rahat ve huzur içerisinde yaşaması gerekiyor. Kız çocuğu elektra kompleksi yaşarken, anne babanın birlikte olması; uyum içinde, birbirlerine sevgi göstermesi lazım. Evde şiddet, kavga  ve aldatılma olmaması gerekiyor. Bunlar çok önemli faktörlerdir. Çocuk anneyi kendine bir rakip olarak görüyor. Çünkü anneye baktığı zaman; annesinin kendisine çok benzediğini görüyor. Kız çocuğuna göre, kendisinin böyle olmasının tek suçlusu annedir. 
Erkek çocuktada aynıdır. Oedipus kompleksini yaşarken anneye düşkünlüğü vardır. Erkek çocuk eğer bunu yaşamazsa, bir boşluk olur ve ileride karşımızıa sorunlu karakterler çıkabilir. Şuan karşımıza çıkan psikopat ve sosyapatlar, o yaşaması gereken süreci yaşamış olsaydı, bunlar olmazdı. Araştırmalar gösteriyor ki, bütün bu cinayetler ve serikatiller, istismar yapan kişiler; muhakkak çocukluğunda komplekslerini yaşamamış kişilerdir. Şu veya bu şekilden savunma mekanizmaları müthiş gelişmiştir. 
Bugün yaşanan olaylara baktığımızda, az çok bu olayları yapan kişilerde muhakak aile yapılarında bir bozukluk görebiliriz. Çocukluklarında bir mutsuzluk, huzursuzluk yani bu komplekslerin muhakkak hiç biri yaşanmamıştır. 
Bu gibi  tablolar ile karşılaşmamak için, önemli olan anaokul, ilkokul, ortaokul çağındaki çoçukların aile yapılarına ve yaşadıkları aile ortamını muhakkak gözlemlemek gerekir. Sosyoglarımız, psikologlarımız ve aile ve sosyal yaşamla ilgilenen yetkili dairelerimiz bu durumla ilgilenip çoçukların alt yapısına bakması lazım. Yani bir evde yaşayan çocuk okula geliyor, acaba sınıf öğretmeni yada herhangi bir öğretmeni çoçuğu karşına alıp “Yavrum sen evinde nasıl yaşıyorsun? Mutlu musun? Mutsuz musun?” diye soruyor mu? Ben inanmıyorum. Bir suç işlendiği zaman sadece bir mektup geliyor. 
Ailelerimizde malesef bu konuda bilinçli değiller. Çünkü onlarda kendi derdine düşmüştür. Şuan dünyada olduğu gibi ülkemizde büyük bir ekonomik sıkıntı var. Gelir sıkıntısından dolayı, anne ve baba çalışmak mecburiyetindedir ve bu yüzden çocuk geri plana düşmektedir. Bu yüzden çocuk çığrından çıkıyor, şikayetler başlıyor ve çoçuguma noldu diyerek ebeveynler meraklanmaya başlıyor. Ebeveynler çalışıyor çoçuklar okuldan eve yalnız geliyor; yemeğini yalnız yiyor. Ne bekliyorsunuz? Gece geliyorsunuz, yorgunsunuz zaten. Kapıdan içeriye girer girmez kavgaya başlıyorsunuz. Çocuga fırsat kalmıyor. Böyle bir aile ve böyle bir birliktelikten iyi bir çocuk bekleyemezsiniz. 
Çalışma noktasında da aileler haklı sonuçta. Evin geçiminin sağlanması gerekiyor. Elektirik, kira, gıda tüketimi, araç masrafları. Dolayısıyla baktığımız zaman elde olmayan bazı nedenlerden ebeveynlerin çalışmazı lazım. İşte sıkıntı tam olarak buradadır. Bu çoçuğun evde yalnız kalması, onu bir çok psikolojik soruna itiyor. Savunma mekanizmaları geliştiriyor. Mesela nasıl olsa annem görmüyor, nasıl olsa beni en son farkedecekler. 
Ülkemizde yapılan araştırmalarda, uyusturucu ilkokul seviyesine kadar inmiştir. Çocuk artık patalojik bi duruma girince halüsinasyonlar görmeye, karşı gelmeye, uyuşturucu bulamayınca yoksunluk semptomları ortaya çıkıyor ve daha sonrasında ebeveynler tarafından farkediliyor. Çocuğun yalnız kalması bu durumlara davetiye çıkartıyor. İnsan beyni bir süngere benziyor. İstediğin tarafa çekebilirsin. Nöroplastisite adında yeni bir bilim var ve çokta gelişiyor. Herhangi bir insan beyini ve davranışları değişebiliyor. Bu kantlanmıştır. Biz araştırmalarımızda bunları yapıyoruz ve kanItlıyoruz. Ne hayal edersen onu yaşarsın, ne düşünürsen onu hissedersin.” 

 
Türkiye'den KKTC’nin kara yollarındaki trafik güvenliği ve radar sistemine destek
 
Başbakan Saner :Çift Aşılı Yolcular KKTC'ye PCR Testsiz Girecek
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
GAÜ 35.Dönem Mezunları İçin Unutulmaz Bir Tören Hazırlıyor
Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) 35. Dönem Mezuniyet Töreni, 18 Haziran ...
Bakan Amcaoğlu :Okullarda 11 Hazirana kadar Online Eğitime Devam
​Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Olgun Amcaoğlu, Bulaşıcı Hastalıklar ...
“ Cenevre Süreci ve Sonrasında Muhtemel Gelişmeler ” Online Panelde Konuşuldu
Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Siyasal Bilimler Fakültesi tarafından ...
 
Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Amcaoğlu,Önemli Açıklamalarda Bulunacak
GAÜ Online Etkinlikler kapsamında; Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Olgun ...
Kurucu Rektör Akpınar : Magna Charta Universitatum olağan toplantısından detayları aktardı
Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Kurucu Rektörü Serhat Akpınar, ismini ...
Dr.Güllüelli :Aşı Sadece Kişisel Korunma İçin Değil Toplumsal Bağışıklık Sağlanması İçindir
Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Hemşirelik ve Ebelik Yüksek Okulu Öğretim ...
 
12 bin 135 üniversite öğrencisi koordineli ve sorunsuz bir şekilde KKTC’de
​Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Olgun Amcaoğlu, yaptığı açıklamada, ...
GAÜ Akademisyeni Doç.Dr.Sarı'dan Sağlık Sektörü İçin Sber Tehdit İstihbarat Madeli Geliştirdi
Girne Amerikan Üniversite (GAÜ) İşletme Fakültesi Yönetim Bilişim Sistemleri ...
Doç.Dr. Melahat Arıklı'ya En İyi Bildiri Ödülü
Kıbrıs Amerikan Üniversitesi (KAÜ) Akademisyeni Doç. Dr. Melahat Arıklı, ...
 
 
  GÜNÜN MANŞETLERİ
Doç.Dr. Psikanalist Aysin Sinal Kaygı Endişe Korkularımızdan Kurtulmanın Yollarını Açıkladı

Doç.Dr. Psikanalist Aysin Sinal Kaygı Endişe Korkularımızdan Kurtulmanın Yollarını Açıkladı

  ÇOK OKUNANLAR
  FOTO GALERİ
KKTC TURİZM

KKTC TURİZM

  ÇOK YORUMLANANLAR
  FACEBOOK
  TWITTER
 
 
Ana Sayfa Haber Gündem Ne Var? Ne Yok? Keşfet Yaşam Kuzey Kıbrıs Rehberi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva